<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aklında ne varsa? &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.aklindanevarsa.com/tag/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aklindanevarsa.com</link>
	<description>Araştırmayı kendimize dert edindik.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 13:00:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kurdela Oya Örnekleri</title>
		<link>http://www.aklindanevarsa.com/kurdela-oya-ornekleri/</link>
		<comments>http://www.aklindanevarsa.com/kurdela-oya-ornekleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Sep 2010 23:07:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Örgü-Dantel]]></category>
		<category><![CDATA[elişi modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[hobi]]></category>
		<category><![CDATA[jaspe]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kurdela]]></category>
		<category><![CDATA[kurdela oya örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kurdela oyaları]]></category>
		<category><![CDATA[kurdela oyası modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aklindanevarsa.com/?p=2149</guid>
		<description><![CDATA[Kurdela oya örnekleri kurdela oya örneği-1              kurdela oya örneği-2                kurdela oya örneği-3                kurdela oya örneği-4 Ayrıca Bakınız:Patik ÖrnekleriDantel Örnekleri]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kurdela oya örnekleri<br />
kurdela oya örneği-1              kurdela oya örneği-2                kurdela oya örneği-3                kurdela oya örneği-4<br />
<a href="http://www.aklindanevarsa.com/wp-content/uploads/resim/kurdela-oya-ornekleri-1.jpg"><img class="alignnone" title="Kurdela oya örneği" src="http://www.aklindanevarsa.com/wp-content/uploads/resim/kurdela-oya-ornekleri-1.jpg" alt="" width="183" height="200" /></a> <img class="alignnone" title="Kurdela oya örneği" src="http://www.aklindanevarsa.com/wp-content/uploads/resim/kurdela-oya-ornekleri-2.jpg" alt="" width="183" height="200" /><a href="http://www.aklindanevarsa.com/wp-content/uploads/resim/kurdela-oya-ornekleri-3.jpg"> <img class="alignnone" title="Kurdela oya örneği" src="http://www.aklindanevarsa.com/wp-content/uploads/resim/kurdela-oya-ornekleri-3.jpg" alt="" width="183" height="200" /></a> <a href="http://www.aklindanevarsa.com/wp-content/uploads/resim/kurdela-oya-ornekleri-4.jpg"><img class="alignnone" title="Kurdela oya örneği" src="http://www.aklindanevarsa.com/wp-content/uploads/resim/kurdela-oya-ornekleri-4.jpg" alt="" width="183" height="200" /></a></p>
<p><span id="more-2149"></span></p>
<div id="crp_related"><h3>Ayrıca Bakınız:</h3><ul><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/patik-ornekleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Patik Örnekleri</a></li><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/dantel-ornekleri/" rel="bookmark" class="crp_title">Dantel Örnekleri</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aklindanevarsa.com/kurdela-oya-ornekleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp Bebek Nedir?</title>
		<link>http://www.aklindanevarsa.com/tup-bebek-nedir/</link>
		<comments>http://www.aklindanevarsa.com/tup-bebek-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 21:08:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sahip olma yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlığa alternatif yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aklindanevarsa.com/?p=1304</guid>
		<description><![CDATA[1978 yılında yeryüzünde ilk kez bir test tüpünün içinde döllenmiş bir bebek dünyaya geldi. Louise Brown adı verilen bu küçük kız tıp tarihinde önemli bir ilerlemenin, insan oğlunun en büyük sorunlarından biri olan kısırlığa çözüm bulunmasının simgesi oldu. Bebeğin annesi kısırdı; binlerce kadında olduğu gibi fallop boruları tıkalıydı. Olgun yumurtalıklardan döl yatağa geçişi sağlanamıyordu. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">1978 yılında yeryüzünde ilk kez bir test tüpünün içinde döllenmiş bir bebek dünyaya geldi. Louise Brown adı <a href="http://www.aklindanevarsa.com"target="_blank"title="Aklında ne Varsa?" >ve</a>rilen bu küçük kız tıp tarihinde önemli bir ilerlemenin, insan oğlunun en büyük sorunlarından biri olan kısırlığa çözüm bulunmasının simgesi oldu. Bebeğin annesi kısırdı; binlerce kadında olduğu gibi fallop boruları tıkalıydı. <span id="more-1304"></span>Olgun yumurtalıklardan döl yatağa geçişi sağlanamıyordu. Bu durumda döllenmek için tek uygun yer olan fallop borularında olgun bir yumurtanın sperm tarafından döllenerek daha sonra yuvalanmak üzere döl yatağına kayıp inmesi mümkün olmuyordu. Hekimler bu genç kadının yumurtalıklarından olgun yumurtaları alarak bunlları kadının eşinden alınmış meni ile bir labaratuar çanağında bir araya getirdiler. Daha sonra bu şekilde döllenmiş olan bir yumurtayı kadının döl yatağına yerleştirdiler. Bu işlemden sonra normal bir gebelik geçiren anne sağlıklı bir kız çoçuğu doğurdu.<br />
Şimdi bu sonucun ardından, aynı sorunun birtakım ahlaksal sakıncalar yaratmadan çözümü için yeni araştırmalar yapılmaktadır. Çünkü labaratuarda anneden alınan birkaç yumurtanın birden döllenip bunlardan bir tanesinin gebelik başlangıcı için kullanılması söz konusu olduğunda geri kalan döllenmiş yumurtaların yok edilmesi, bir görüşe göre insan yaşamının yok edilmesi anlamını taşımaktadır.<br />
Yeni araştırmalarda önce kadının hormon düzeyinden yumurtalama anının saptanmasına çalışılmaktadır. Laporoskop adı verilen ve karın içi  boşluğunu gözlemeye yarayan araç sayesinde yumurta, tam yumurtalıktan dışarı bırakıldığı an yerinden alınarak fallop borularındaki tıkalı yerin döl yatağına yakın tarafına bir şırınga ile yerleştirilmektedir. Daha sonra normal çiftleşme yöntemi ile döllenme sağlanmaya çalışılmaktadır.</p>
<div id="crp_related"><h3>Ayrıca Bakınız:</h3><ul><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/adet-gorme/" rel="bookmark" class="crp_title">Adet Görme</a></li><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/adet-kanamasi-regl/" rel="bookmark" class="crp_title">Adet Kanaması ( Regl )</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aklindanevarsa.com/tup-bebek-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kansızlık (Anemi)</title>
		<link>http://www.aklindanevarsa.com/kansizlik-anemi/</link>
		<comments>http://www.aklindanevarsa.com/kansizlik-anemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 18:25:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aklindanevarsa.com/?p=1288</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Alyuvarların sayılarında yada içerdikleri hemoglobinde ortaya çıkan azalma kansızlığa yol açar.&#8221; Kalbin pompaladığı kan, atardamarlarda ilerleyip kılcal damarlara dağılarak dokulara ulaşır. Daha sonra gene kılcal damarlar yoluyla toplar damarlara geçen kan kalbe döner. Plazma denen sıvı bölümü büyük ölçüde su (yaklaşık %90), proteinler, tuzlar, glikoz, karbondioksit ve hormonlardan oluşur. Plazma dışında kalan bölümde alyuvar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><em><strong>&#8220;Alyuvarların sayılarında yada içerdikleri hemoglobinde ortaya çıkan azalma kansızlığa yol açar.&#8221;</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Kalbin pompaladığı kan, atardamarlarda ilerleyip kılcal damarlara dağılarak dokulara ulaşır. Daha sonra gene kılcal damarlar yoluyla toplar damarlara geçen kan kalbe döner. Plazma denen sıvı bölümü büyük ölçüde su (yaklaşık %90), proteinler, tuzlar, glikoz, karbondioksit <a href="http://www.aklindanevarsa.com"target="_blank"title="Aklında ne Varsa?" >ve</a> hormonlardan oluşur. <span id="more-1288"></span>Plazma dışında kalan bölümde alyuvar ve akyuvar denen kan hücreleri bulunur. Temel görevi bakterileri ve öbür yabancı maddeleri yok etmek alyuvarlar kanında genel olarak alyuvarlardan çok daha az sayıda bulunur. kanın en önemli işlevlerinden bir akciğerlere dolan havadaki oksijeni alarak dokulara kadar taşımaktadır. Dokuları oluşturan hücreler kan aracılığıyla aldıkları oksijeni yaşamsal süreçlerde kullanarak tüketir. Kanda oksijeni taşıma işini hemoglobin denen ve alyuvarlarda bulunan bir madde üstlenir. Bu maddenin yeterince bulunmaması anemi yada kansızlık adıyla bilinir. Açıklamalardan da anlaşılacağı gibi kansızlık bir hastalık olmaktan çok, hastalıkların yol açtığı bir belirtidir. Ama halk arasında, hatta hekimler için bile kansızlık denince nedeni ne olursa olsun vücutta hemoglobin miktarının azalması biçiminde ortaya çıkan bir hastalık olarak anlaşılır.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Nedenleri:</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Kansızlığa yol açan temel mekanizmalar az sayıda ve basittir. Üç olasılık söz konusu olabilir. Alyuvarların yetersiz üretimi, kanamaya bağlı alyuvar kaybı ve alyuvarların dolaşım içinde aşırı yıkımı (hemoliz). Hemolize uğrayan, yani parçalanan alyuvarlardan kana dağılan hemoglobinin bir bölümü hemen böbreklerden atılır. Bir bölümü ise dönüşüme uğrar. Her iki durumda da artık oksijen taşıyamaz. Alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositler kemik iliğinde üretilir. Kemik iliği sürekli kana yeni hücreler verir ve bunlar yaşlanarak parçalananların yerini alır. Alyuvarların ortalama dört aylık bir ömrü olduğu bilinmektedir. Kanama yada hemoliz nedeni ile alyuvar kaybedildiğinde, kemik iliği çalışma hızını normalin 8 kat üstüne kadar çıkararak kana çok daha fazla syılı hücre verir. Kayıp miktar kemik iliğini karşılama düzeyini aştığı zaman kansızlık ortaya çıkar. Sorun doğrudan alyuvarların yapısından da kaynaklanabilir. Bazen vücun kendiside alyuvarlara saldıran ve bu hücreleri yıkıma uğratan maddeler üretebilirler?</p>
<div id="crp_related"><h3>Ayrıca Bakınız:</h3><ul><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/bobrek-yetmezligi/" rel="bookmark" class="crp_title">Böbrek Yetmezliği</a></li><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/vitamin-eksikligi/" rel="bookmark" class="crp_title">Vitamin Eksikliği</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aklindanevarsa.com/kansizlik-anemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabakulak ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.aklindanevarsa.com/kabakulak-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.aklindanevarsa.com/kabakulak-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 14:13:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aklindanevarsa.com/?p=1095</guid>
		<description><![CDATA[Yanağın kulak önündeki kısmında bulunan parotis bezinin virüs ile iltihaplanmasıdır. Damlacık yolu ile ( yani konuşma , aksırma ve öksürme esnasında hasta bir şahsın tükürüğünün sıçraması sonucu) yayılır. Kuluçka devri iki ila dört hafta arasında değişir. Uzun süre bağışıklık bırakır. Korunma hastalarla temas etmemekle sağlanır. Kırıklık , ateş , baş ve kulak ağrısı ile başlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yanağın kulak önündeki kısmında bulunan parotis bezinin virüs ile iltihaplanmasıdır. Damlacık yolu ile <span id="more-1095"></span>( yani konuşma , aksırma <a href="http://www.aklindanevarsa.com"target="_blank"title="Aklında ne Varsa?" >ve</a> öksürme esnasında hasta bir şahsın tükürüğünün sıçraması sonucu) yayılır. Kuluçka devri iki ila dört hafta arasında değişir. Uzun süre bağışıklık bırakır. Korunma hastalarla temas etmemekle sağlanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kırıklık , ateş , baş ve kulak ağrısı ile başlar hemen ardında parotist bezi şişer. Erkek çocuklarında testislerinde iltihap yapma ihtimali bulunur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yatak istiharati , ağrıkesiciler ve doktor gözetiminde bir tedavi şarttır.</p>
<div id="crp_related"><h3>Ayrıca Bakınız:</h3><ul><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/bogmaca/" rel="bookmark" class="crp_title">Boğmaca</a></li><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/kizamik/" rel="bookmark" class="crp_title">Kızamık</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aklindanevarsa.com/kabakulak-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Horlama ve  Horlama Tedavisi</title>
		<link>http://www.aklindanevarsa.com/horlama-ve-horlama-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.aklindanevarsa.com/horlama-ve-horlama-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2009 14:33:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aklindanevarsa.com/horlama-ve-nedenleri/</guid>
		<description><![CDATA[Genel olarak horlama sağlık problemi olarak görülmemektedir. Fakat süreklilik gösteren horlamaların temelinde fizyolojik sebepler olabilir. Horlama küçük dil ve yumuşak damaktaki aşırı titreşiminden kaynaklanır. Titreşim bu dokuların büyümesine neden olur. Dilin arka tarafındaki dil kökü büyümesi, konka denilen burun etlerinin alerji, toz sigara gibi etkenlerle şişmesi horlama sebepleri arasındadır. Bu sebeplerin dışında süreklilik göstermeyen horlamalara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Genel olarak horlama sağlık problemi olarak görülmemektedir. Fakat süreklilik gösteren horlamaların temelinde fizyolojik sebepler olabilir. Horlama küçük dil <a href="http://www.aklindanevarsa.com"target="_blank"title="Aklında ne Varsa?" >ve</a> yumuşak damaktaki aşırı titreşiminden kaynaklanır. Titreşim bu dokuların büyümesine neden olur. Dilin arka tarafındaki dil kökü büyümesi, konka denilen burun etlerinin alerji, toz sigara gibi etkenlerle şişmesi horlama sebepleri arasındadır. Bu sebeplerin dışında süreklilik göstermeyen horlamalara kilo, sakinleştiriciler, uyku ilacı, alkol sebep olabilir. <span id="more-853"></span>Bu etkenler burundaki kasların gevşemesine ve titreşimine bağlı horlamalara yol açmaktadır. Bu etkenler olmadan süreklilik gösteren horlama durumları derinlemesine incelenmesi gerekir. Horlama esnasında beyne giden oksijen azalır. Bu durum horlama rahatsızlığı olan hastalarda performans düşmesine yol açar . Uyku esnasında yeterince oksijen alamayan hastaların uykuları bölünür. Derin uyku fazına geçemez ve yeterli düzeyde dinlenemez. Dinlenemeyen hastalarda şiddetli baş ağrısı, halsizlik ,isteksizlik, cinsel bozukluklar ve unutkanlık gibi problemler görülebilir. Bu durum insanın yaşam kalitesinin düşmesine yol açar. Horlamanın tedavisinde burun ucundan nefes alınan bölgelere kadar muayene edilir. Burun etinden mi , kemiksel bozukluktan mı ya da başka sebepten mi olduğu teşhisi konulur. Kulak burun boğaz uzmanı tarafından konulan teşhis ve tedavi yöntemi doğrultusunda tedaviye gidilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em><span style="text-decoration: underline;">Çocuklarda ve bebeklerde Horlama:</span></em></strong><br />
Çocuklarda ve bebeklerde horlama nedenleri burun tıkanıklığı ve geniz bölgesindeki problemlerden kaynaklanır. Bebeklerde sık rastlanmasa bile doğumdan kaynaklanan problemlerde görülebilir .Çocuklarda ve bebeklerde burun tıkanıklığı  beyne oksijen gitmemesinden dolayı hem zihinsel hem de bedensel geriliğe yol açar.Burun tıkanıklığı olan bebeklerde boğulma riski göz önünde bulundurulmalıdır ve acilen doktora başvurulmalıdır.<br />
Rutin muayenede çocuklarda geniz eti var mı yok mu görülemez. Hiberoptik tekniğiyle burundan girilir ve burun tıkanıklığı var mı yok mu teşhis edilir .Tedavi yöntemlerinin başında nazofibreskopi gelir.<br />
Çocuklarda kemiksel yapının bozukluğundan kaynaklanan solunum problemlerinde müdahaleler 18 yaşından önce yapılamamaktadır. Müdahale yapılabilmesi için kafatası kemiklerinin gelişimini tamamlaması gerekir.</p>
<div id="crp_related"><h3>Ayrıca Bakınız:</h3><ul><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/farenjit-yutak-iltihabi/" rel="bookmark" class="crp_title">Farenjit ( Yutak İltihabı )</a></li><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/burun-kanamasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Burun Kanaması</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aklindanevarsa.com/horlama-ve-horlama-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebeliğe Hazırlık</title>
		<link>http://www.aklindanevarsa.com/gebelige-hazirlik/</link>
		<comments>http://www.aklindanevarsa.com/gebelige-hazirlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 12:16:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aklindanevarsa.com/?p=730</guid>
		<description><![CDATA[Her evli kadının ulaşmak istediği en yüce duygulardan biriside annelik duygusudur. Evlilikte aile yaşamı çocukla birlikte başlar. Evliliğin ilk yıllarında doğumun beklenmesi normal sayılır. Eğer doğumda gecikme yaşanması durumunda bir neden aranmalıdır. Bu durumda anne ve baba adaylarının durumları ayrı ayrı araştırma gerektirmektedir.İstatiki bilgilerde erkeklerde kısırlık oranı daha fazla görünmektedir. Çiftler evlenmeden önce mutlaka sağlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Her evli kadının ulaşmak istediği en yüce duygulardan biriside annelik duygusudur. Evlilikte aile yaşamı çocukla birlikte başlar. Evliliğin ilk yıllarında doğumun beklenmesi normal sayılır. Eğer doğumda gecikme yaşanması durumunda bir neden aranmalıdır. Bu durumda anne <a href="http://www.aklindanevarsa.com"target="_blank"title="Aklında ne Varsa?" >ve</a> baba adaylarının durumları ayrı ayrı araştırma gerektirmektedir.İstatiki bilgilerde erkeklerde kısırlık oranı daha fazla görünmektedir.<br />
Çiftler evlenmeden önce mutlaka sağlık etüdlerinden geçmelidir. Kan uyumu kontrol edilmelidir. Kalıtsal hastalık bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Ergenlik çağına gelmiş bir kız ve erkek, çocuk sahibi olabilir.</p>
<div id="crp_related"><h3>Ayrıca Bakınız:</h3><ul><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/kizil-hastaligi-ve-tedavisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Kızıl Hastalığı ve Tedavisi</a></li><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/disleksi-dyslexia/" rel="bookmark" class="crp_title">Disleksi (Dyslexia)</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aklindanevarsa.com/gebelige-hazirlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara neden zararlıdır?</title>
		<link>http://www.aklindanevarsa.com/sigara-neden-zararlidir/</link>
		<comments>http://www.aklindanevarsa.com/sigara-neden-zararlidir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 21:38:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Konular]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aklindanevarsa.com/?p=724</guid>
		<description><![CDATA[Sigara dumanında nikotin, katran ve zehirli gazlar bulunmaktadır. Kadran maddesinin içerisinde yaklaşık 4000 kimyasal bileşik bulunur. Bu kimyasal bileşiklerin bir çoğuda toksiktir yani zehirlidir ve bugün için bu kimyasal bileşiklerden 43 tanesi kansere yol açtığı bilinmektedir. Sigaranın dumanında bulunan zehirli gazlar ise niktojen oksit ve oksot gazı olarak ta bilinen karbonmonoksit gazıdır. Özellikle karbonmonoksit gazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sigara dumanında nikotin, katran <a href="http://www.aklindanevarsa.com"target="_blank"title="Aklında ne Varsa?" >ve</a> zehirli gazlar bulunmaktadır. Kadran maddesinin içerisinde yaklaşık 4000 kimyasal bileşik bulunur. Bu kimyasal bileşiklerin bir çoğuda toksiktir yani zehirlidir ve bugün için bu kimyasal bileşiklerden 43 tanesi kansere yol açtığı bilinmektedir.<span id="more-724"></span><br />
Sigaranın dumanında bulunan zehirli gazlar ise niktojen oksit ve oksot gazı olarak ta bilinen karbonmonoksit gazıdır. Özellikle karbonmonoksit gazı kanın oksijen taşıma gücünü azaltır. Nikotin ise bağımlılık yapar. Nikotin aslında bir zehirdir. Nikotin yüksek tozda alındığında öldürülebilir. Kan basıncı yani tansiyonu ve kalp hızını (nabızı) arttırır. Sigara karbonmonoksit ile birlikte kalp ve beyin damarlarının hastalanmasına yol açar.<br />
Sigara içenlerin yaklaşık %25 i sigara nedeniyle yaşamlarının erken bir döneminde ölmektedirler. Yapılan bir araştırmaya göre (1950-1975) yılları arasında 10 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmüştür. (1975-2000) yılları arasında ise 60 milyon kişi sigara nedeniyle ölmesi beklenmekteydi.</p>
<div id="crp_related"><h3>Ayrıca Bakınız:</h3><ul><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/sigaranin-zararlari-nelerdir/" rel="bookmark" class="crp_title">Sigaranın Zararları Nelerdir?</a></li><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/hava-kirliligi/" rel="bookmark" class="crp_title">Hava Kirliliği</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aklindanevarsa.com/sigara-neden-zararlidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baş Ağrısı</title>
		<link>http://www.aklindanevarsa.com/bas-agrisi/</link>
		<comments>http://www.aklindanevarsa.com/bas-agrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 May 2009 18:53:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aklindanevarsa.com/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[Hem en sık rastlanan, hemde niteliği süresi ve şiddeti en çok değişen belirtilerden biri baş ağrısıdır.Bu nedenle tanı açısından çeşitli sorunlar yaratan bir belirti olarak ortaya çıkar. Baş ağrısı çoğu zaman yorucu bir çalışma gününün,bir heyecanın,bastırılmış bir öfke patlamasının olağan sonucudur. Ama bazen de bedende ki ya da başın içindeki yapılarla ilgili önemli hastalıklardan kaynaklanır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #333333;">Hem en sık rastlanan, hemde niteliği süresi <a href="http://www.aklindanevarsa.com"target="_blank"title="Aklında ne Varsa?" >ve</a> şiddeti en çok değişen belirtilerden biri baş ağrısıdır.Bu nedenle tanı açısından çeşitli sorunlar yaratan bir belirti olarak ortaya çıkar. Baş ağrısı çoğu zaman yorucu bir çalışma gününün,bir heyecanın,bastırılmış bir öfke patlamasının olağan sonucudur. <span id="more-290"></span>Ama bazen de bedende ki ya da başın içindeki yapılarla ilgili önemli hastalıklardan kaynaklanır. Bağımsız ve hastalıklara bağlı baş ağrılarının ayırıcı tanısını iyi yapabilmek için hastadan ağrılarını ayrıntılı ve doğru bir biçimde anlatması istenir. Ağrının nasıl ortaya çıktığı,nelerden etkilendiği ve özelliklerine ilişkin bütün bilgilerin hiçbir ayrıntı atlanmadan toplanması doğru bir tanık olması için temel koşuldur. Böylece yeterli ve etkili bir tedavi uygulama olasılığı da yükselir. Baş ağrısının nedenlerinin ortaya çıkarmaya yönelik laboratuvar incelemeleri yapmak genellikle zordur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #333333;">Birçok hastalık baş ağrısına yol açar. Bu nedenle baş ağrısının özelliklerini dikkatle incelemek gerekir.Bazen baş ağrısı ile birlikte boyun  bölgesinde de ensede sertlik gibi değişiklikler görülür. Bu belirtiler özenle araştırılmalıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #333333;">Psikolojik baş ağrılarının büyük bir bölümünde bunaltı (ansiyete) önemli bir etkendir. İlaçlara dirençli baş ağrısından yakınan hastaların dökümü çıkarıldığında birçok ortak noktaları olduğu görülebilir. Bunlar bunaltı duymanın ötesinde titiz, verici,yoğun suçluluk duyguları yaşayan,ruhsal çöküntü içindeki kişilerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #333333;">Baş ağrısı bilinç dışı bir sevgi ve korunma gereksiniminin belirtisi de olabilir. Hasta fiziksel bir ağrıyı öne çıkararak dolaylı yoldan yardım istemektedir.Psikolojik baş ağrılarına oldukça sık rastlanır hiçbir zaman bunların organik kökenli olacağı unutulmamalıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #333333;">Baş Ağrısının Kökenleri:</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #333333;">Baş ağrısına yol açan ve kafa içine ait olmayan yapılar kafatasının yüzeyini örten kalın liflli kemik dış zarı,deri ve derialtı dokusu,kaslar ve atardamarlardır baş ağrıları en  çok şu yollarla ortaya çıkar: Baş ve omurga kaslarının spazmları,kafatasının içindeki ve dışındaki atardamarların çekilmesi ve gerilmesi, kafatası içindeki büyük toplardamarların yer değiştirmesi  (tümör ya da başka bir kütlenin etkisi ile basınç altında kalması) ve çekilmesi,  duyu iletici sinirlerin iltihabı,çekilmesi ve basınç altında kalmasıdır.</span></p>
<div id="crp_related"><h3>Ayrıca Bakınız:</h3><ul><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/eklem-agrilari/" rel="bookmark" class="crp_title">Eklem Ağrıları</a></li><li><a href="http://www.aklindanevarsa.com/karalahana-diblesi/" rel="bookmark" class="crp_title">Karalahana Diblesi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aklindanevarsa.com/bas-agrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

