Arşivler
Adrenal korteks yetersizliği ya da böbrek üstü kabuğu yetersizliği olarak da bilinir, böbreküstü bezlerinin “korteks” denilen kabuk bölgesinin giderek güçsüz düşüp görevini yerine getirememesinden (atrofisinden) kaynaklanan ve gizli seyreden hastalık. Hastalık belirtileri gözle görülür hale gelmeden önce, korteksin büyük bölümü yıkıma uğrar.
Yahudi, Hristiyan ve İslam inançlarına göre ilk insan çifti. Yaratılışlarının öyküsü Eski Ahit’in Tekvin bölümünde iki değişik biçimde anlatılır. Bunlardanbirincisi Tekvin 1:1-2:24′te yer almakla birlikte, günümüzde, Tekvin 2:2-4:24′te yer alan ikincisinden daha sonraki bir tarihe ait olduğu kabul edilmektedir. İkincibiçim ilk günah öyküsünü içerir. Adem (adham) ‘insan’ anlamına gelen İbranice sözlüklerden biridir. Tekvin’deki birinci yaratılış [...]
Aybaşı olarak bilinir, dölyatağının (rahim) ,iç yüzünü kaplayan dokuların, kan ve salgılarla birlikte, belirli aralıklarla dölyolundan dışarı atılması. Adet görme, yumurtalığın attığı yumurtanın (ovum) döllenmemesi durumunda gerçekleşir. İnsanda, iki adet arasındaki süre (adet çevrimi) ortalama 28 gündür, ama 21 ila 35 gün arasında değişen çevrimlere de rastlanır. Bu çevrimin başlangıcında, dölyatağının iç yüzünü kaplayan endometriyum [...]
Yasalarca yasaklanmamış hertürlü amaç ve konu için gerçek ya da tüzel kişiler arasında kurulan ve ortakların, ortaklık borçlarından müteselsilen sorumlu oldukları ortaklık. Adi ortaklık Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir, ticaret ortaklıklarından farklı olarak tüzel kişiliğe sahip değildir. Adi oartaklık sözleşmesi yazılı biçime tabi değildir, ancak ortaklık öğelerinin var olduğunu gösterecek noktalarda irade birliğinin kanıtlanabilmesi gerekir.
Yapılmakta ya da yapılacak olan suç kovuşturmasında ve hüküm altına alınmış bir cezanın bir bölümünün ya da tümünün yerine getirilmesinden adalet ve toplum yararı kaygısıyla vazgeçilmesi işlemi. Genel ve özel olmak üzere iki tür af vardır. Genel af, toplum yararını dikkate alarak tüm ya da belirli bazı suçları, bınların kovuşturulmasını ve hükmedilmiş cezaları, suçtan zarar [...]
Disfazi olarak da bilinir, beyinden kaynaklanan bir bozukluk sonucu, sözcüklerin seslendirilememesi. Belirtileri, örselenmiş beyin dokularının yeri ve boyutuyla ilintilir. Hasta, ağzını oynatıp birtakım sesler çıkarabilir ve söylenenleri anlayabilir ama, kendisi sözcük oluşturma yetisinden tümüyle yoksundur. Afazi terimi, birbiriyle ilintili bir grup bozukluğu kapsamına alır. Örneğin, agrafi denilen benzer bir bozuklukta, hasta rahatça konuşabilir, okuyabilir, hatta [...]
Agonistik davranış olarak da bilinir, hayvanların hayatta kalabilmeye ve soyunu sürdürmeye yönelik saldırganlık, savunma ve kaçınma gibi tüm davranışları. Bu terim, yaklaşmanın ve kaçmanın davranışsal temelleri ile uyaranlarının çoğu zaman aynı, buna karşılık hayvanın gösterdiği gerçek davranışın başka etkenlere, özellikle uyaranla arasındaki uzaklığa bağlı olduğunu kabul eden biyologlarca kullanılır.
Beton ya da harç yapmak üzere çimento, katran, kireç, alçıtaşı ya da başka bir yapıştırıcı maddeyle karıştırılan malzeme. Agrega, inşaat malzemesinin hacmini, yıpranma ve aşınmaya karşı direncini arttırır.En çok kullanılan agregalar arasında kum, öğütülmüş ya da kırılmış taş, çakıl yuvarlak), kırma mıcır, cüruf, yakılmış şist ve yakılmış kil sayılabilir.
AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu), insan bağışıklık sistemin yıkıma uğratarak, hastayı çeşitli enfeksiyonlara karşı suvunmasız bırakan, sinir sistemi hücrelerini doğrudan öldüren ve virüs yapısındaki bir gen aracılığı ile Kaposi sarkomu olarak bilinen kanser hastalığına neden olan virüs kökenli hastalık. Hastalığın bulaşması, AIDS’li bir hastanın kan, ersuyu ya da dölyolu suyu gibi virüs taşıyan vücut salgıları [...]
Edebiyat, güzel sanatlar, müzik ya da bilimsel uğraşlar için kurulmuş okul, dershane ya da herhangi bir dernek. Akademi sözcüğü, eski Atina’nın dışında, Plato’nun felsefe dersleri için mekan olarak kullandığı zeytinliğin adından gelir. Terim giderek genelde yüksekokul anlamını kazanmış, İskenderiye’ye I.Ptolemaios, İspanya’da Müslüman halifeler, Avrupa’da Charlemagne, Büyük Alfred ve başkaları tarafından bu anlamda kullanılmıştır.
Yeraltında ve yerüstünde, kıyıları az çok biçimlenmiş bir yatak içinde akan doğal su kütlesi. Çağdaş adlandırmada, belirgin kıyıları olmayan, zaman zaman yatağını değiştiren ve yer yer kesintiye uğrayan geçici su akıntıları için de akarsu terimi kullanılmakla birlikte, akarsuyu tanımlayan temel özellik, suyun belirli bir yatak içinde akmasıdır.
Ağrı duyumunu ortadan kaldırmak amacıyla Çinliler tarafından tasarlanan ve bugün hala dünyanın birçok yerinde uygulanan eski tıp tekniği. Bugün Çin’de cerrahlar pirinç saplı iğnelerin vücudun hangi noktalarına batırılacağını gösteren eski şemalara dayanarak, akupunkturu bir anestezi yöntemi olarak uygularlar. 1971′de Pekin’de akupunktur anestezisiyle yapılan bir yumurtalık kisti ameliyatını izleyen ABD’li iki bilim adamı, bileklerine iğneler batırılan [...]
Sesin üretimini, denetimini, aktarımını, kaydedilmesini ve etkilerini konu alan bilim dalı. Akustik çok çeşitli dallara ayrılır. Bunların en önemlileri mimari akustik ve çevre akustiğidir. Müzik aletlerinin tasarımına ve işlemesine ilişkin ilkeleri ve müzikal seslerin dinleyicileri etkileme yollarını konu edinen müzik akustiği, sesin kaydında ve yeniden üretiminde tıpkılığı sağlayan sistemleri geliştirmeyi amaçlayan mühendislik akustiği işitme sınırının [...]
Binbir Gece Masalları’nın en ünlülerinden biri. Büyücü bir dervişin Alaeddin adlı bir çocuğu kendi çıkarları için bir takım güç işlere koşmasını ve ikisi arasındaki mücadeleyi anlatır. Derviş, Mustafa adlı ölmüş bir terzinin oğlu olan alaeddin’le yakınlık kurar. Önce yanına alarak ona yardım eder, sonra da dünyanın merkezinde bulunan sihirli lambayı almak üzere on yeraltına indirir. [...]
Ailedeki gücün ve siyasal iktidarın kadınların elinde olduğu varsayılan toplumsal sistem. Darwin’in evrim kuramları ve özellikle İsviçreli antropolog J.J.Bachofen’ın çalışmalarından etkilenen bazı 19,yüzyıl tarihçileri ve antropologları,evrim sıralaması içinde anaerkilliğin cinsel ilişkilerin kurala bağlanmadığı bir aşamayı izlediğine ve daha sonra yerini erkek üstünlüğüne bıraktığına inanıyorlardı.
Son Yorumlar