Arşivler
Adrenal korteks yetersizliği ya da böbrek üstü kabuğu yetersizliği olarak da bilinir, böbreküstü bezlerinin “korteks” denilen kabuk bölgesinin giderek güçsüz düşüp görevini yerine getirememesinden (atrofisinden) kaynaklanan ve gizli seyreden hastalık. Hastalık belirtileri gözle görülür hale gelmeden önce, korteksin büyük bölümü yıkıma uğrar.
Salgı bezlerindeki epitel hücrelerine benzer hücrelerden oluşan, genellikle iyi huylu tümördür.
Aybaşı olarak bilinir, dölyatağının (rahim) ,iç yüzünü kaplayan dokuların, kan ve salgılarla birlikte, belirli aralıklarla dölyolundan dışarı atılması. Adet görme, yumurtalığın attığı yumurtanın (ovum) döllenmemesi durumunda gerçekleşir. İnsanda, iki adet arasındaki süre (adet çevrimi) ortalama 28 gündür, ama 21 ila 35 gün arasında değişen çevrimlere de rastlanır. Bu çevrimin başlangıcında, dölyatağının iç yüzünü kaplayan endometriyum [...]
Yumurtanın döllenmediği için dölyatağına yerleşememesi durumunda, döllenmiş yumurtayı kabul etmek üzere hazırlanmış olan dölyatağı mukozasının işlevsel tabakası yıkıma uğrar ve kadın üreme organından sıvı kan halinde atılır. Buna adet kanaması denir.
Bedenin oksijen alma etkinliklerini artırmak amacıyla geliştirilmiş egzersiz sistemi. Yürüme, koşma, yüzme, dans ve bisiklete binme gibi tipik aerobik egzersizleri, kalp ve akciğerin çalışmasını artırarak bedende yararlı değişiklikler sağlamayı amaçlar.
Ağız kokusu çeşitli hastalıklar sırasında ortaya çıkabilen bir belirtidir. Organik bozukluklar, toksinler, mikroplanma ve bazen nöropsikiyatrik rahatsızlıklar ağız kokusuna yol açabilir. Ağız kokusunun en sık rastlanan nedeni ağız içindeki bozukluklar ve değişikliklerdir.
AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu), insan bağışıklık sistemin yıkıma uğratarak, hastayı çeşitli enfeksiyonlara karşı suvunmasız bırakan, sinir sistemi hücrelerini doğrudan öldüren ve virüs yapısındaki bir gen aracılığı ile Kaposi sarkomu olarak bilinen kanser hastalığına neden olan virüs kökenli hastalık. Hastalığın bulaşması, AIDS’li bir hastanın kan, ersuyu ya da dölyolu suyu gibi virüs taşıyan vücut salgıları [...]
Ağrı duyumunu ortadan kaldırmak amacıyla Çinliler tarafından tasarlanan ve bugün hala dünyanın birçok yerinde uygulanan eski tıp tekniği. Bugün Çin’de cerrahlar pirinç saplı iğnelerin vücudun hangi noktalarına batırılacağını gösteren eski şemalara dayanarak, akupunkturu bir anestezi yöntemi olarak uygularlar. 1971′de Pekin’de akupunktur anestezisiyle yapılan bir yumurtalık kisti ameliyatını izleyen ABD’li iki bilim adamı, bileklerine iğneler batırılan [...]
Virüs kökenli döküntülü bir enfeksiyon hastalığıdır. Altıncı hastalık genellikle süt çocuklarında, olguların% 95’ i iki yaşından önce görülür. İki yaşın üstündeki çocuklarda genellikle yanlışlıkla altıncı hastalık tanısı konur. Hastalık çok sık her iki cinste de, daha çok ilkbahar ve sonbaharda ortaya çıkar. Virüsün bulaşıcılığı azdır.
Amiyosantez olarak da yazılır, rahimde dölütü kuşatan amniyon sıvısından örnek alma işlemi. Gebeliğin 15-16.haftalarında, bölgesel anestezi altında rahim boynundan içeri sokulan bir iğneyle bir miktar amniyon sıvısı çekilir. Dölütün derisinden ve mukoza zarlarından dökülerek bu sıvıya karışan hücreler incelenerek, dölütte kromozom bozukluğuna bağlı bir hastalık olup olmadığı araştırılır.
Biyosentez olarak da bilinir, canlı hücrelerde, enzimlerin katalizleyici etkisi altında gelişen, oldukça basit yapılı besinlerden daha karmaşık yapıdaki moleküllerin oluştuğu tepkimeler dizisi. Karbonhidratlar, proteinler ve yağlar (lipitler) gibi temel hücre bileşenlerinin sentezini içeren anabolizma süreçleri,
Aşırı duyarlılık olarak da bilinir, kişinin daha önce karşılaşarak duyarlık kazanmış olduğu bir antijenle ikinci kez karşılaşması sonucunda birdenbire ortaya çıkan şiddetli ve çoğu kez ölümle sonuçlanan alerji tepkisi. Bu durum, anafilaktik şoka büyük eğilimi olan evcil kobaylar üzerinde yoğun bir biçimde araştırılmıştır.
Tekrarlanan nefes yetmezliği ve hırıltılar ile karakterize edilen kronik nefes alma bozukluğudur. Belirti ve Bulgular: nefes darlığı ve gögüs hafifliği hissetmek, nefes verirken hırıltı çıkarmak. Özellikle geceleri, biraz balgam çıkararak öksürmek. Hızlı ve hafif nefes almak. Borun kaslarında kasılma.
Hem en sık rastlanan, hemde niteliği süresi ve şiddeti en çok değişen belirtilerden biri baş ağrısıdır.Bu nedenle tanı açısından çeşitli sorunlar yaratan bir belirti olarak ortaya çıkar. Baş ağrısı çoğu zaman yorucu bir çalışma gününün,bir heyecanın,bastırılmış bir öfke patlamasının olağan sonucudur.
Batı nil virüsü daha çok göçmen kuşlardan yayılır. Bazı memeliler ve insanlarda hastalık yaptığına rastlanılmıştır. İnsanlar da bu hastalık süreci oldukça hafif atlatılır. Çok nadir de olsa menenjit ve beyin iltihabı türünden hastalıklara yol açtığı gözlemlenmiştir
Son Yorumlar