
Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 02-23-2012
Saat: 05:49
Aklında ne varsa?Araştırmayı kendimize dert edindik. |




(5.00 out of 5)



(5.00 out of 5)



(5.00 out of 5)



(5.00 out of 5)



(5.00 out of 5)



(5.00 out of 5)



(5.00 out of 5)



(5.00 out of 5)



(5.00 out of 5)



(4.50 out of 5)
Yazar: admin
Tarih: 15 December 2011 / 21:32
FATİH ŞEKKELİ PRIMARY SCHOOL 2010-2011 2nd TERM 2nd EXAM QUESTIONS FOR 7th GRADERS
NAME/SURNAME: NUMBER: CLASS:
1)Fill In The Blanks Using ‘used to/didn’t use to/did…… use to’
a)………. your father…………… have a cell phone?No, he ……………. Have one.
b)People …………….. travel by camels, but they don’t anymore.
c)My teacher ………………….. wear a black school uniform when he was at primary school.
d)Children …………………. play computer games in the past, they …………… to play outdoor games such as hopscotch.
e)……………. people ……………..have internet at home in Turkey?No,they didn’t.
Yazar: admin
Tarih: 16 December 2011 / 10:59
FATİH ŞEKKELİ PRIMARY SCHOOL 2010-2011 2nd TERM 2nd EXAM QUESTIONS FOR 7th GRADERS
NAME/SURNAME: NUMBER: CLASS:
1)Fill In The Blanks Using ‘used to/didn’t use to/did…… use to’ (5×3 = 15)
a)People …………….. travel by camels, but they don’t anymore.
b)My teacher ………………….. wear a black school uniform when he was at primary school.
c)Children …………………. play computer games in the past, they …………… to play outdoor games such as hopscotch.
Yazar: admin
Tarih: 4 May 2011 / 22:41
7. sınıf spring ingilizce kitabını indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız….
rar şifresi:aklindanevarsa.com
Yazar: admin
Tarih: 13 February 2012 / 16:00
Abbasiler, tarihte muhtelif hanedanların adıdır.
Bunların tarih açısından en önemlisi Bağdat halifesidir. Peygamberin amcası el-Abbas bin Abdulmuttalib bin Hâşim soyundan gelen hanedandır. Abbas’ın soyundan gelenler, ilk dört halife ve Emevîler döneminde, Araplar tarafından zapt edilen eyaletlerde çoğaldı ve güç kazandılar. Peygamberle olan akrabalıkları, bunlara her yerde büyük itibar sağlıyordu. Özellikle o dönemde bugünkünden çok daha geniş olan Horasan eyaletinde fazla taraftarları vardı. Emevileri devirerek kendi ailelerini tahta çıkarmak düşüncesi Abbasilerde giderek gelişmişti. Bu hedeflerine erişmekte, özellikle devletin Doğu eyaletlerinde pek çok taraftan olan ve hilafet üzerinde en çok kendilerinin hak sahibi oldukları iddiasında bulunan Halife Ali ahfadından destek gördüler. Abbasiler büyük bir ustalıkla, Emevîlere karşı Iran halkı ve doğudaki Arap askerleri arasında, eylemli propaganda yapmak konusunda, Ali soyundan gelenlerin desteğini sağlamayı başardılar.
Yazar: admin
Tarih: 29 December 2011 / 10:08
Gaz halindeki bir ortamda, genellikle havada çok küçük parçalara bölünüp düzgün biçimde dağılmış olan sıvı ya da katı taneciklerden oluşan sistem. Yoğunlaşma ya da donma çekirdeklerini oluşturarak meteoroloji olaylarında, özellikle yağış oluşumunda önemli rol oynayan aerosol tanecikleri, srıca atmosferdeki kimyasal süreçlere katılır ve atmosfer elektiriğini etkiler.
Yazar: admin
Tarih: 9 February 2012 / 16:00
Adını Arapça, “kardeşim” anlamına gelen “ahî” veya “cömert” anlamına gelen Türkçe “akı” sözcüğünden alan, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde yaygınlık kazanan esnaf örgütü. Kökü Orta Asya’ya kadar uzanan ahiliğin tasavvuftaki “fütüvvet”le ahlâk ve dünya görüşü bakımından yakınlığı bulunduğu muhakkaktır. Ahiliğin Anadolu’daki temeli, Moğol istilâsından kaçarak Anadolu’ya gelen Horasanlı esnaf ve zanaatçılar arasında bulunan Baba İlyas tarafından atılmıştır. Ahîliği 13. yüzyılda ilk kez bir kurum halinde gerçekleştiren Ahî Evren’dir. Ahî Evren, bu kurumun etkinliği yoluyla Anadolu’ya gelen esnaf ve sanatkârları bir araya getirmiştir.
Yazar: admin
Tarih: 15 January 2012 / 6:51
Yeraltında ve yerüstünde, kıyıları az çok biçimlenmiş bir yatak içinde akan doğal su kütlesi. Çağdaş adlandırmada, belirgin kıyıları olmayan, zaman zaman yatağını değiştiren ve yer yer kesintiye uğrayan geçici su akıntıları için de akarsu terimi kullanılmakla birlikte, akarsuyu tanımlayan temel özellik, suyun belirli bir yatak içinde akmasıdır.
Yazar: admin
Tarih: 18 February 2012 / 16:00
Anadolu Selçuklu devletine karşı dinsel-siyasal Türkmen ayaklanması (1240). Kentlerdeki Sünni halka dayalı bir devlet örgütü kuran Anadolu Selçukluları sınırlarda ve kırsal bölgelerde yaşayan Türkmenleri giderek dışladılar. Ekonomik ve toplumsal açıdan olduğu kadar dinsel inançları bakımından da kentlilerden ayrılan Türkmenler’in İslamlığı kentlerin Sünni İslamlığından farklı, Türkler’in eski Şaman geleneklerinin, tasavvuf biçimine girmiş Şiiliğin, bazı yerel inançların etkisini taşıyan bir İslamlıktı. Kırsal kesimde dinsel yaşamın düzenleyicileri, kentlerdeki Sünni Ulemadan çok farklı, eski Türk Şamanlarının İslamlaşmış bir devamından başka bir şey olmayan Türkmen babalarıydı.
Yazar: admin
Tarih: 23 December 2011 / 21:20
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanan Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması’nın (3 Mart 1878) yerine geçmek üzere, Osmanlı Devleti, Rusya, Fransa, Avusturya-Macaristan, İngiltere ve Almanya arasında yapılan antlaşma (13 Temmuz 1978).
Avusturya dışişleri bakanı Kont Gyula Andrassy’nin 6 Mart 1878′de yaptığı resmi çağrı üzerine, 13 Haziran’da Berlin’de bir kongre toplandı. Alman şansölyesi Ottovon Bismarck’ın başkanlık ettiği bu kongrede Osmanlı Devleti’ni Müşir Mehmed Ali Paşa, Berlin büyükelçisi Sadullah Bey ve Nafia Nazırı Aleksandr Karadotori Paşa temsil ettiler.
Yazar: admin
Tarih: 25 December 2011 / 13:17
Almanca Berlinier Mauer, 1961-89 arasında Batı Berlin’i kuşatan ve çevresindeki Doğu Almanya (ADC) topraklarıyla Doğu Berlin’den geçişi engelleyen duvar. 1949-61 arasında 2,5 milyon Doğu Almanyalı Batı Almanya’ya (AFC) kaçtı. Gidenler arasında nitelikli işçilerin, meslek sahipleri ve aydınların oranı giderek artıyordu. Bu nitelikli kişilerin Doğu Almanya’dan ayrılmaları, ülkenin ekonomik varlığını sarsacak düzeye gelmişti. Doğu Almanya buna karşı Batı Almanya’ya bir geçiş yolu durumunda olan Batı Berlin’e geçmeyi engelleyecek bir duvar ördü. İlk duvar Doğu Alman Halk Meclisi’nin (Volkskammer) 12 Ağustos 1961′de aldığı bir kararla 12-13 Ağustos günlerinde örüldü.
Yazar: admin
Tarih: 25 January 2012 / 5:00
Medeni hukukun, kişiler arasında kurulan çeşitli borç ilişkilerini ve bu ilişkilerden doğan alacak haklarıyla borçları düzenleyen bölümüdür. Türk hukukunda, borç ilişkilerinin medeni kanundan ayrı bir borçlar kanununda düzenlenmiş olması, yalnızca biçimsel bir ayrılığı yansıtmakta ve tarihsel bir nedene dayanmaktadır. Türk medeni kanunu ve borçlar kanunu, İsviçre’den alınmıştır. İsviçre’de bu iki yasa ayrı zamanlarda yapılmıştır. Fransız, Alman ve İtalyan hukuk sistemlerinde böyle bir ayrılık yoktur.
Türkiye’nin de içinde bulunduğu kara Avrupası hukuk sistemlerinde borçlar yasasının içerdiği konular ve hukuk kurumları hemen hemen aynıdır. Bunun iki nedeni vardır. Birincisi, İngiliz hukuku dışında, Avrupa hukuk çevrelerinden hiçbiri Roma Hukukunun doğrudan yada doğrudan etkisinden kurtulamamıştır.
Yazar: admin
Tarih: 5 February 2012 / 4:54
Bumin Kağan (ö. 552), Göktürk Devletinin kurucusu ve ilk hükümdarı.
Altay Dağlarının doğu eteklerinde demircilik sanatıyla uğraşan ve Avarlara bağlı olan Tukyulardandı. Tukyuların başına geçtikten sonra Türk boylarını birleştirerek Avarlann egemenliğine son vermek için çalışmalara başladı. Bu amaçla Tabgaçlann başındaki Türk asıllı, ama zamanla Çinlileşmiş Wei hanedanıyla siyasal ilişkiler kurdu (534). 546’da Avarların egemenliğindeki Tölesler ayaklanınca, Avar hükümdan Anakay tarafından ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi.
Yazar: admin
Tarih: 2 February 2012 / 16:00
Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşında Yunan ordusuna kesin darbeyi vuran Türk askeri harekâtı (26-30 Ağustos 1922). Taarruz sonunda dağılan, İzmir ve Bandırma yönünde çekilen Yunan birlikleri izlenerek kısa sürede Anadolu’dan çıkarıldı.
Yunanlıların Sakarya Savaşı’nda yeni, giye uğramasının ardından, Anadolu’daki savaşın gidişi değişmiş ve askeri üstünlük Türk ordularının eline geçmişti. Başkomutan Mustafa Kemal son ve büyük bir saldırıyla Yunanlıları kesin yenilgiye uğratmayı planlıyordu, öte yandan Yunanlılar, Anadolu’daki başarısızlıklarını dengelemek için, 1922 başlarında bir saldırıyla İstanbul’u ele geçirip siyasal konjonktürü değiştirmeyi düşünüyordu. Bu amaçla oldukça büyük bir askeri kuvveti Trakya’ya geçirmelerine karşın, bu girişim İtilaf Devletleri’nce engellendi.