Hoca Ahmet Yesevi

Şub 22nd, 2012 | Filed under A'dan Z'ye Tüm Konular, Din

Türkistan’da İslamiyet’in yayılmasında en büyük rolü oynamış Türk mutasavvufu ve tarikat kurucusu. Doğu Türkistan’da Sayram kasabasında doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmiyor. 1166 da Yesi’de öldü. Ahmet Yesevi, İbrahim adlı bir şeyhin oğludur. 7 yaşında iken babası öldü.

Ablası Gevher Şehnaz ile birlikte Sayram’dan Yesi kasabasına gelip yerleştiler. İlk tahsilini burada tamamladıktan sonra Buhara’ya gitti. Hemedanlı Şeyh Yusuf’un öğrencisi oldu. Onun ölümünden sonra üçüncü halifesi olarak yerine geçti (1166). Daha sonra, şeyhinin vasiyetine uyarak Yesi kasabasına geldi ve ömrünün sonuna kadar orada kaldı. Ahmed Yesevi’nin kişiliği, fikirleri öylesine güçlüydü ki, sadece yaşadığı çevreye değil, tüm Asya, İran ve Ortadoğu’da milyonlarca insana tesir etti. Sünni veya Şii olsun, her mezhep ve tarikattan kimseler onunla ve kurduğu düşünce sistemi ile yakınlık iddiasında idiler.

Yesi’de Timur tarafından inşa edilen muhteşem türbesi bugün bile Asya’nın manevi hayatının merkezlerinden biridir. Yeni yeni İslamiyet’i benimseyen, İslam’ı hayata ayak uydurmaya çalışan göçebe ve cengaver Türk kavimlerine, ilerde Selçuk Türkleri’nde en üstün nokrasını bulacak olan İslam hassasiyetini aşılayan Ahmet Yesevi’dir. Onun dervişleri Anadolu’nun fethinde, Türkleşmesinde büyük emek sarf etmişlerdir. Şeriata bağlı olan tasavvuf anlayışının tesirleri uzun asırlar sürmüş, Türk-İslam dünyasının manevi babası olarak tarihteki yerini almıştır.

“Benimsediği tasavvuf öğretisini göçebe Türk toplulukları arasında yayan, halk edebiyatı geleneğine dayanan, hece vezniyle yazılmış ortak Orta asya Türkçesi özelliklerini taşıyan şiirlerinden hangilerinin kesinlikle ona ait olduğu bilinmemektedir. Hikmet diye adlandırılan bu şiirlere türlü dönemlerde Yesevi dervişlerince Ahmet Yesevi’nin görüşlerini ve anlatım özelliklerini sürdüren yeni örnekler katıldığı kabul edilmektedir. En eski yazmaların ancak XVII. yy.’a ait olan Divan-ı Hikmet’te dervişliğin erdemleri, dinsel ahlaksal sonuçlara bağla-nan İslam menkıbeleri, peygamberler ve tasavvuf adamıyla ilgili öykücükler, dünyadan yakınmayı dile getiren, kıyamet günlerinin yaklaştığını hatırlatarak müminleri Tanrı yoluna çağıran, lirizmden oldukça uzak ve öğretici yanları ağır basan ürünler yer alır.

Hakaniye Türkçesi ürünleri arasında yer alan Divan-ı Hikmet’in yazmaları dışında Kazan, Taşkent, İstanbul gibi merkezlerde yapılmış Arap harfli basımları bu şiirlerin XIX yy. sonuna dek geniş çevrelerde okunduğunu gösterir. Fuat Köprülü’nün Türk Edebiyatı’nda ilk mutasavvıflar (1919) adlı yapıtı Ahmet Yesevi’nin yaşamının, kişiliği ve düşüncelerinin yakından tanınmasına olanak verdi.

Divan-ı Hikmet’ten seçilmiş örnekler, Türkiye Türkçesine çevrilmiş karşılıklarıyla Prof.Dr.Kemal Eraslan tarafından yayımlandı (Divan-ı Hikmet’te denemeler, 1983)”

         
Henüz yorum yok.
*


Dip Not: Site içerisinde yer alan yazılar sadece tavsiye ve bilgi amaçlıdır. Kesinlikle tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine veya konuyu açan ya da yorum yapan üyeye ait değildir. Sağlık sorunlarınız ve tedavisi için mutlaka ilgili uzmana başvurunuz. Telif Hakkı © 2008. Tüm hakları saklıdır.