Hızır Peygamber
Dinde, halk kültüründe ve tasavvufta adından sık söz edilen peygamber, veli, insanların yardımcısı kutsal kişidir. Kur’an’ da adı açık şekilde geçmez sadece bazı müfessirler Kehf suresi’nin bazı ayetlerinde söz edilen kişinin Hızır olduğunu ileri sürerler.
Büyük ölçüde halk inançlarınada geçen Sufilerin görüşüne göre, her dönemin bir hızırı vardır ve hızır veli olması nedeni ile, üç kez adı çağrıldığında insanları hırsızlığa, boğulmaya, zorba hükümdarlara, şeytanlara, yılan ve akreplere ve benzeri karşı korur. Hızırı’ın hava, su ve karadaki her türlü olaylara karşı etkisi vardır. Suda ve karada Allah’ın halifesi ve vekilidir istediği an görünmez olur. Çok özel durumlarda ve çok az kişiye görünür. İbrahim Ethem, Maruf Kerhi, Bişhafi gibi bazı ünlü sufilerin hızırı gördükleri söylenir. Muhiddini Arabi, El- Fütühat Ül- Mekkiye adlı yapıtında Hızırf ve onunla ilgili rumuzlara oldukça yer vermiştir. İskendername, Battalname, Danişmentname, Saltukname vb’de bu destanların kahramanlarının Hızır ile olan serüvenleri konu edilir. Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde, Hızır’ın Anadolu’da türlü yerlerde yaşamış mucizeler göstermiş olduğunu anlatan halk inanışlarını anlatır. Gene bu kaynakta Hızır, Ayasofya Camii ile ilgili bir inanışın kahramanı olarak görülür.
Hızır, Anadolu folklorunda peygamber ya da ulu bir ermiş olarak kabul edilir ve ondan ‘Hızır Aleyhisselam, Hızır Peygamber, Hızır Nebi’ olarak söz edilir. İnanışa göre ölümsüzlük suyu (Ab-ı hayat) içmiştir. Zaman zaman dünyaya gelerek insanlar ile ilişki kurar. Darda olanların yardımına koşar ve doğaya yeniden can verir. Halk arasında ayağına kırmızı pabuçlar üzerinde çiçeklerden yapılmış bir cübbe bulunan ak sakallı, nur yüzlü bir yaşlı olarak düşlenir. Hasta olanlara şifa vermek, darda olanların sorunlarını çözümlemek üzere insanlara göründüğüne inanılır.
Halk takvimine göre yazın başlama tarihi olan 6 Mayıs’ta kardeşi ya da dostu İlyas ile buluşur ve birlikte doğaya can verirler.
Bastığı yerde çiçekler, güller açar ekinler yeşerir, bülbüller ötmeye başlar baharın müjdecisi doğanın bereketidir. Elini sürdüğü yer ya da kişi dertlerden uğursuzluktan, hastalıklardan arınır, ömür boyu sürecek bir bolluğa kavuşur. Hz. Muhammed (S.A.V.) tarafından karada yaşayan ümmetini korumakla görevlendirilmiştir. İlyas’ta denizdekilerin koruyucusudur. Bazı yörelerde Hızır denizlerin, İlyas karaların koruyucusu olarak kabul edilir. Anadolu’da Hızır’ın dolaştığı varsayılarak kutsal sayılan birçok yer vardır.