Enerji Kaynakları
1850′ye kadar insan, gereklilik duyduğu enerjinin %15 ni kendi gücüyle %79 unu hayvan gücüyle ve %6 sını da makine gücüyle sağlıyordu. 1960-1965 te sanayi enerjinin %96 sını makinelerden ve ancak gerisini insan ve hayvan gücünden sağlar duruma geldi.
Bu dev makineleri besleyen enerjilerde; kömür, petrol, elektrik ve doğal gazlardır. 1938 de makineleri besleyen maddelerin başında kömür geliyordu. Ama petrol gittikçe önemli bir yer kazanmaya başladı.
Petrol jeolojik bir üründür. Kuyulardan çıkartıldığı şekliyle (yani ham olarak) kullanılamaz. Onu rafinaj denen işlemden geçirip bileşimini meydana getiren elemanlara ayırıp kullanmak zorunludur. 1 ton ham petrol 436 kilogram benzin, 217 kilogram mazot, 174 kilogram gazyağı çeşitli yoğunluklardaki damıtıklar, 23 kilogram makine yağı ve 52 kilogram yanar petrol verir.
Dünyanın dört bir yanındaki rafinerilerden bunlar oluk gibi akmaktadır. Öte yandan tüketimin öylesine artması nedeni ile yakın bir gelecekte doğadaki depoların boşalacağı kesindir. Böyle bir şey insanlık için benzeri görülmemiş bir yıkım olur. Bereket, henüz taranmış bölgeler vardır ve ayrıca, bilim o güne kadar petrolün yerini tutabilecek madde yada bir yöntem bulacaktır.
Son onbeş yıl içinde doğalgazların kullanım alanı da artmaktadır. Amerika’da ve daha bazı ülkelerde kömürün üretimini bile aşmaktadır.
Bu beklenmedik yükselişin başlıca nedeni, doğal bir madde olmasından dolayı petrolün üretim giderinin sıfır ve yapılacak tek işin arıtmak ve ulaştırmak oluşudur.
Günümüzde daha birçok enerji kaynaklarından yararlanılmaktadır. Örnek olarak vermek gerekirse, nükleer enerji, hidroelektrik, güneş enerjisi, doğalgaz, kömür, linyit, rüzgar enerjisi vb..