logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 02-23-2012
Saat: 05:48

Aklında ne varsa?

Araştırmayı kendimize dert edindik.
Site Map Contacts anasayfa


TAKVİM

February 2012
M T W T F S S
« Jan    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

POPÜler YAZILAR

SON YORUMLAR

  • büşra: biraz kısası gokmu ??????? :D
  • emirhan: mükemmel
  • muhammet: cok güzel…
  • eğlence: iyi süper akıllıca harika yani isah baş harfleri
  • ceyda: GÜZEL BİR ANLATI ÖDEVİME YARDIMCI OLDU:)…
Buradasiniz: Anasayfa » Eğitim » Cinas Nedir?
Kategori: Eğitim

Cinas Nedir?

yazarYazar: admin | tarihTarih: 26 January 2012 / 16:00 | etiketEtiketler:

Cinas, ses ve yazılış bakımından aynı, anlamca farklı sözcükleri bir arada kullanma sanatı. Cinaslı sözcüklerin bir cümlede toplanmasına da “tecnis” denir. Söz arasında, bazı ek ya da sözcüklerin de yardımıyla çokanlamlı bir sözcüğü her defasında ayrı anlama gelecek gibi tekrarlamak, sözcükleri cinaslı kullanmak demektir. Cinas uyak olarak kullanıldığı gibi dize içinde de yer alabilir.

Cinas, özellikle mizahi konularda okuyucuyu oyalar. Nükte ve inceliğe yol açarak hoş bir düşünce ve söz oyunu yaratır. Divan şiirinin önemli söz sanatlarından sayılan cinas ana çizgileriyle “tam” ve “nakıs” (eksik) olmak üzere ikiye ayrılır. Tam cinas, harflerin çeşitleri, sıralan, sayılan ve seslerinin aynı olmasıdır: “Kısmetindir gezdiren yer yer seni/Arşa çıksan akıbet yer yer seni” beytinin ilk dizesindeki “yer yer” biçimindeki tekrar grubunun, ikinci dizede eylem (yemek eylemi) ve ad (toprak) olarak kullanılması bir tam cinas oluşturur. Eksik cinas ise söz konusu iki sözcükten birinin çeşit, sayı ya da ses bakımından, farklılık göstermesidir. “Uğrarız sadmesine her gelenin/Bu da bir sadmesi bir hargelenin” beytinde böyle bir durum söz konusudur. Bazen cinaslı sözcüklerin sırasında bir farklılık görülebilir. “Doğrul ey dil sen cer istersen şehin dergâhına / Kim anın yüz bin kulu var Sencer ü Toğrul gibi” beytinde bu durum söz konusudur.

Eski şairlerin Arapça ve Farsça sözcükleri çokça kullanması, cinasın sınırlarını genişletmiştir. Böylece başında ya da sonunda fazla harf bulunan sözcükler (dem-âdem; çeşm-çeşme) ve hatta ortasında fazla ya da değişik ses bulunan sözcükler (cem-câm) ile ses farkı olan sözcükler de (nâr-yâr) cinaslı kabul edilmiştir. Cinas yaygın ve sevilen bir sanat olduğu için, özünü cinasın oluşturduğu “iştikak , “kalb”, “iyham”, “müşakele”, “akis”, “reddü’l-acz ale’s-sadr” gibi yeni sanatların doğmasına da yol açmıştır.

Türk halk edebiyatında cinasın uyak olarak ayrı bir yeri vardır. Özellikle koşma ve mani türlerinde cinaslı örnekler söz sanatı bakımından önem taşır. Halk bilmecelerinin manzum olanlarında da uyakların cinaslarla kurulduğu görülür.

Âşık edebiyatında uyakları cinaslı olan koşmalara “cinaslı koşma” ya dâ “tecnis” adı verilir. Genellikle kalem şuarası (saz çalmayan ve şiirlerini doğaçtan söylemeyen okur yazar âşık) ve Doğu Anadolulu âşıklar tarafından söylenen tecnisler, söz ve ses oyunlarına dayanan ilginç şiirlerdir. Azerbaycanlı âşıklar da tecnis söylemeye önem verdikleri için koşma biçiminde ve çeşitli cinas oyunlarıyla yazılıp söylenen “gara (düz) tecnis”, “ayaglı tecnis”, “dodag (dudak) deymez tecnis”, “dil teprenmez (oynamaz) tecnis”, “zincirleme tecnis”, “nögtesiz (noktasız) tecnis”, “tecnis evvel âhir” jibi daha pek çok türler geliştirmişlerdir. Aşık havalan içinde cinaslı sözcüklerin anlamlarını tam verebilmek için vurguya çok özen göstermek gerektiğinden, tecnis okumanın ayrı bir önemi ve güçlüğü vardır.

Cinaslı maniler mani türünün en sanatlı örnekleri arasında yer alır. Yapı bakımından düz mani biçiminde ye cinaslı olanlar bulunduğu gibi, daha çok İstanbul’un semai kahvelerinde, külhanbeyi muhitlerinde, çalgılı meyhanelerde okunan ve “ayaklı mani” ya da “kesik mani” diye bilinen cinaslı maniler de vardır: “Zalim kasap elinden / Ne çeker dertli koyun / Bu sevdadan ölürsem / Adımı dertli koyun”. Cinaslarının oldukça sağlam oluşuyla dikkati çeken bu manilerde dize sayıları artabilir. Azerbaycan’da mani türünün karşılığı olan bayatıların birçoğu, ayrıca Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun bazı illeriyle Kerkük yöresinde söylenen hoyratlar da cinas yönünden zengin halk edebiyatı ürünleridir: “Yanan yar / Tutuşan yar, yanan yar / Koyma el umuduna / Götür beni yanan (yanına) yar.

Oppss! Hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?

YORUM YAP

İsim:
Email:
Site:
Yorum:
*