Adet Kanaması ( Regl )

Adet Kanaması ( Regl )

Yumurtanın döllenmediği için dölyatağına yerleşememesi durumunda, döllenmiş yumurtayı kabul etmek üzere hazırlanmış olan dölyatağı mukozasının işlevsel tabakası yıkıma uğrar ve kadın üreme organından sıvı kan halinde atılır.  Buna adet kanaması denir.
İlk adet ( menarş ) , ergenlik çağında 11 ile 16 yaşları arasında görülür ve adet kanaması ortalama 28 günde bir tekrarlanır. Adet döngüsünün ( ya da çevriminin ) düzeni hipofiz- hipotalamus ile yumurtalık hormanları arasındaki hassas dengeye bağlıdır. 28 günlük normal döngüde yumurtlama öncesi ve yumurtlama sonrası olmak üzere iki evre vardır. Bu iki evre adet öncesi 14 gün ve adet sonrası 14 gün olarak hesaplanır. İklim ,ırk. kalıtım gibi etkenler bu sürede ve adet düzeninde değişikliklere neden olur.
Yumurtalıkların ve dölyatağının etkinliği, hipofiz ve hipotalamusun denetimi altındadır.Yumurtanın döllenmemesi durumunda yumurtalığın ürettiği östrojen ve progesteron hormonlarının düzeyi hızla düşer. Böylece bir yandan adet kanaması başlar, bir yandan da yeni adet çevirminin başlaması için hipofiz ve hipotalamus uyarılır.
Adet görme son adet olan menapozla biter.

1 Yorum

Ahmet ToptaşDecember 6th, 2009 18:24

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

AĞRILI ADET

Adet sırasında karın boşluğunun alt kısmında ağrı görülebilir. Bu ağrı adetten önce de başlayabilir. Ağrı ile birlikte baş ağrısı, bulantı, kusma ve sırt ağrısı görülebilir.

Karın boşluğunda nedeni bilinmeyen ağrılar hekim tarafından incelenmelidir.

Sadece bitkilerle ağrılı adet tedavi edilebilmektedir.

Tedavi: Adet başlangıcından 1-2 gün önce dahilen ve oturma banyosu olarak bitkiler kullanılmaya başlanır ve adet süresince devam edilir.

Tedaviye destek olarak sıcak banyo yapılmalı veya karnın alt bölgesine sıcaklık uygulanmalıdır. Frenk kimyonu esansı ( Eterik yağ) ve rezene esansı yarı yarıya karıştırılarak, karnın alt bölgesine ve sırtta tam karşılığına 7-8 damla damlatıp ovulabilir ( Bitki yağı adı altında üreticisi ve üretim izni olmayan kimyasal-sentetik yolla üretilmiş ürünler kesinlikle alınmamalıdır, kanser yapabilir). Hafif vücut hareketleri yapılmalı, meyve, sebze ve tahıl ağırlıklı yemek yenmelidir.

Çörekotu hormon dengelerini sağlayarak, vücut salgılarını artırarak ve dolaşımı düzenleyerek önemli bir destek sağlar. 8-10 ay süreyle günde toplam 15 gr çörekotu 2 defada aç karnına yenmelidir.Çörekotu yenmeden hemen önce öğütülür veya iyice dövülür, az suyla yenir. Öğütülmüş olarak satılan çörekotu kesinlikle alınmamalıdır, Zaralı olur.

Kazotu ( Potentillae anserinae herba): İnce kıyılmış 1 çay kaşığı otu fincana
konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, 10 dakika demlenir,
süzülerek içilir. Çayı taze hazırlanarak günde 2-3 defa içilebilir. Rahim
kasılmalarını artırarak etkili olur.

Oturma banyoları:

Civanperçemi otu, çiçeği ( Millefolii herba/-flos): İnce kıyılmış 100 gr otu veya
50 gr çiçeği üzerine 1-2 litre kaynar su ilave edilir, ağzı kapalı olarak 20
dakika bekletilir, süzülür. Sulu kısım dayanılabilecek sıcaklıkta 18-19 litre
suya ilave edilir. Bu suyla 10-20 dakika oturma banyosu yapılır. Papatya
çiçeği ile birlikte uygulanabilir.

Papatya çiçeği ( Matricariae flos): 1 yemek kaşığı çiçek üzerine 150 ml kaynar
su ilave edilir, ağzı kapalı olarak 10 dakika bekletilip süzülür. Sulu kısım
dayanılabilecek sıcaklıkta 20 litre suya ilave edilir, bu suyla 10-20 dakika
oturma banyosu yapılır. Günde 3 defa tekrarlanır.

Kaynak: Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin
verilen BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, İstanbul
2009, ISBN: 978-9944-790-31-4, (0212)5285076-5286005.

Yorum Yapın

Mesajınız

Comment Spam Protection by WP-SpamFree